Articles by "Sağlık"
acıkmak adet agroekoloji Aksesuar ANA YEMEKLER anadolu anadoluyu vermeyeceğiz ankara Anne-Çocuk Aplike artemis aşı aybaşı bakım banyo keseleri Banyo Lifleri barış baş örtüsü oyaları besin Beslenme bilim teknoloji bisiklet blog halleri boncuk oyaları Boncuk Oyası Örnekleri boncuklu oyalar Brezilya Nakışı buğday derneği Cilt bakımı cilt-kremi cilt-maskeleri Çocuk çocuk halleri ÇORBALAR çubuklu dağ dantel dantel havlu kenarı dantel modelleri dantel örnekleri dantel örnekleri yeni dantel örtüler danteller dekorasyon deniz deniz süngeri deodorant deri işi deri işlemeler deri işlemeli örtü deri örtü deri örtüler dikis Dikiş diyet Diyet zayıflama dkk dogal-destekler doğa doğal doğum doyma Duyuru dünyayı kurtaran kadınlar egzersiz eğitim ekoloji ekolojik termoplastik elastomer El bakımı El-ayak bakımı Ender Saraç doğal destek Estetik etamin evlilik fiskos fiskos dantelleri gelin Genel Sağlık Giyim-kuşam Gözaltı torbaları Güzellik HABERLER hamur hareket Havlu Havlu Kenarı Örnekleri hayat halleri hayıt hazırlık HPV HÜNERLOPEDİ içecek kadın kadın hakları kadın halleri Kadın Sağlığı kadin kahvaltı kanama kanavice kanser kap Kenar Dantelleri Kırışıklıklar kibele kilo vermek kiraz koltuk Kozmetik ürünler Kremler kulplu KURABİYELER kurdela kurdela nakisi kurdela oyaları Kurdela oyası örnekleri Kurdele Nakışı kurdele oyaları lif lif modelleri lif örgüleri Lif örneği lif örnekleri Makyaj manikür masa danteli örnekleri masa dantelleri masa örtüsü masal halleri medusa meluna menstrüasyon MEZELER Mezoterapi miyom Moda mutfak dantelleri mutfak onlugu Mutfak Takımı Nakış nehir nem nostalji nymphe oda dantelleri organik tampon orguler orman ortadoğu ortu oya oya modelleri oya örneği oya örnekleri oya resimleri oyalar Önlük örgü örgüler ÖZEL SOFRALAR pancake parlaklık parlatıcı PASTALAR pedal permakültür pide pike PİLAV ve MAKARNALAR PRATİK ve ŞIK SUNUM ÖNERİLERİ rahim ağzı kanseri ramazan regl renk ruj saç Saç bakımı Sağlık sağlıklı yaşam sahil SALATALAR salon salon dantelleri sanat halleri sarıkız sehba sehpa dantelleri sehpa örtüleri selen çağlayık eloğlu sigara sipariş somentabl söyleşi su susleme şahmeran Takı TATLI HAMUR İŞLERİ TATLILAR Televizyon tepsi danteli tepsi ortusu termoplastik elastomer tığ oyaları tığ oyası örnekleri tiryaki toplu tulbent oyasi TUZLU HAMUR İŞLERİ upcycle uturuki VİDEOLU TARİFLER yastik Yaşam yatak odası dantelleri yazma oyaları yemek yemeni oyaları yıkanabilir ped yiyecek yiyecek; meyve; sağlık; ağrıkesici YÖRESEL LEZZETLER yürüyüş zayıflama zayıflamak zencefil ZEYTİNYAĞLILAR

10:58

ALS hastalığının nedeni bulundu

Ünlü Fenerbahçeli futbolcu Sedat Balkanlı'nın da yıllar öncesinde yakalandığı ve yıllardır mücadele ettiği Amyotrofik Lateral Skleroz'un (ALS) hastalığının nedeni bulundu.

Nature dergisinde yayımlanan makaleye göre, dünyada yüz binlerlerce insanın yakalandığı, yakalanan insanların yaklaşık yarısının 3 yıl içinde hayatını kaybettiği hastalığın tüm türlerine,

Bacakları şekillendirmek için estetik

Uzun, düzgün ve yeterli dolgunlukta bacaklarının olması her kadının hayalidir. Vücudumuzun diğer bölgelerinde olduğu gibi bacak bölgesinde de istenmeyen görüntü ve deformasyonlar da kadınlar için sorun olmaktadır. Estetik cerrahinin gelişen yöntemleri bacaklarda oluşançeşitli problemlere de mükemmel çözümler sunmaktadır.


Bacaklarda görülen başlıca

10:23 , ,
Hazır gıdalarda kanser tehlikesi

Tükettiğiniz hazır gıdalar özellikle bebek maması, ekmek, kahve ve patates cipsi gibi gıdalarda neler olduğunu, onları tüketerek vücudunuza neler aldığınızı biliyor musunuz? Bu gıdalarda bağırsak, mesane, böbrek kanseri ve iktidarsızlığa yol açan kimyasal maddeler bulundu.

Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan gıda araştırmasında, işlenmiş ve hazır gıdalarda



HPV aşısı ile ilgili televizyon reklamlarını izler izlemez kafamda koca koca soru işaretleri oluşmuştu. Bu kadar büyük bir tehdidi nasıl daha önce duymamıştık ve neden bu önemli aşı daha meydanda yokken şimdiden televizyonda reklamı yapılıyordu. Tam da modern kadının yaşam biçimine vurgu yapıp, sizi gidi cinselliğini özgürce yaşayan kadınlar, bu yediğiniz naneler yanınıza kalmayacak mesajını veriyorlardı.


Aradan uzun zaman geçti, HPV aşısı, bu kadar da önemli olmasına rağmen gündemden düştü, benim de arkadaşlarıma aman ha iyice araştırın bu işin aslını, kanmayın reklamlara diye uyarma ihtiyacım ortadan kalktı...bugün şu yazıyı facebookta görene kadar....


evet tek taraflı bir yazı, ben şahsen dünden ikna olmuştum, herkesin kendi araştırmasını yapıp kendi kararını vermesi için paylaşıyorum;


http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/07/16/yazilar/elestirel-yazilar/ilaclar/rahim-agzi-kanseri-ve-hpv-asisi-hakkinda-bilimsel-gercekler/


Bir çok hastalığa iyi gelen hayıt, en çok erkeklerdeki cinsel isteği azaltmasıyla ünlenmiştir. "Namus ağacı", "rahip biberi" adları bu özelliğini anlatır. Homeros'un İlyada destanında namus simgesi olarak geçer. Hayıtın şifası için kullanımı yaklaşık 2500 yıl geriye gider. İ.Ö. 450 yılında Hipokrat'ın hayıtın yaraları iyileştirici özelliğine değinmesinden beri bu otun erkeklerde cinsel isteği azaltıcı, kadınlarda hormon dengeleyici etkisi ön plana çıkarak, kullanımı günümüze kadar gelmiştir. 1200 tarihli Fars tıp kitaplarında hayıtın 'zaptedilemez rahim enerjisi' olarak tanımlanan, isteriyi iyileştirici özelliklerine değiniliyor. Mısır'daki pazarlarda hala bu rahatsızlığa karşı satışı yapılıyor.Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği web sitesinde hayıtın özellikle üreme sistemi sağlığında kullanımı hakkında detaylı bilgi bulabileceğiniz bir yazıyı paylaşmak istedik.



http://www.bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=74



Plants for a Future (Gelecek için bitkiler) örgütünün kurucusu Ken Fern eski bir videosunda eşinin doğuştan kısır olmasına rağmen hayıt tohumu kullanarak çocuk sahibi olduğunu söylüyor. Permakültür Bitkileri isimli video izlenmeye değer.


Bugün Kanada Kadın Sağlığı Ağı'nın web sitesini inceliyordum. Vajina sağlığı ile ilgili bir makaleden bir bölümü sizlerle paylaşmak istedim. Bazılarımızın zaten bildiği, bazılarımızın belki üzerinde pek düşünmemiş olabileceği noktalara değiniyor.

Vajinamın sağlığını nasıl koruyabilirim?

Vajinal koku ve akıntı konusunda bir çok kadının kafasında soruişaretleri vardır ve neyin "normal" olduğu merak edilir.

Her kadın ve vajinası benzersizdir. Ortak özellikler bulunmakla beraber, her kadının kendi kokusu ve menstruasyon dngüsüne bağlı olarak belirli bir akıntı miktarı vardırç Vajinalar cinsel uyarılar ve fiziksel aktiviteler sonucunda sıvı üretir. İç çamaşırınızd beyaz ya da sarıya kaçan hafif lekeler görürsünüz ve kötü olmayan ama belirli bir koku duyarsınız. Bu normaldir.

Bu işaretlere ve vücuunuzun özel döngüsüne dikkat etmek iyi bir fikir. Kendiniz için olağan olanı tanırsanız bir şey değiştiğinde daha çabuk farkeder ve ne zaman tıbbi destek almanız gerektiğini daha kolay anlarsınız.

Vajinal tahrişten nasıl sakınabilirim?

Genellikle genital bölgeyi kuru tutarak ve iyi havalandırarak vajinal tahrişlerden kaçınabilirsiniz. Bunun için aşağıdaki yöntemleri kullanabilirsiniz:

13:25



Günde sadece 10 dakikalık bir gülümseme kalp hastalıkları riskini azaltır. Tebessüm eden insanların sosyal ilişkileri daha kuvvetli olur. Gülmek birçok kasınızı çalıştırır, birçok organınıza sağlık verir.


Şöyle dolu dolu bir kahkaha attıktan sonra hangimiz kendimizi kötü hissederiz ki? Aksine kahkahanın sonrası tarif edilemez bir mutluluktur! Peki neden böyle olur? Kahkaha sonrası yaşanan bu öfori, yani aşırı mutluluk anında neler yaşanıyor? 


Siteniz gülümsemenin, kahkahanın önemine vurgu yapmak istiyor ve sizlere gülümsemenin altında yatan sırları açıklıyor! Gülümseyin!


Biz gülünce neler oluyorr?


Çok komik bir şaka veya eğlenceli bir durum… Karşısında gülmemek mümkün değil. Bir refleks gibi düşünün. Siz güldüğünüzde, bu durum sizin organizmanızın gerçek bir masajla iyileşmesine neden olur. Çünkü gülme esnasında diyaframın kasılması karaciğer, dalak, mide, bağırsak gibi bazı organlarımızı uyarır. Aynı zamanda yüz, boyun, kol, karın gibi kaslarımızı gevşetir. Gülmek beynin haberci dopamin kullanan parçalarını harekete geçirir. Dolayısıyla gülmek beyin için zevklidir ve hatta bağımlılık yapar. Pudra.com olarak araştırdığımız üzere; gülmenin sinirler üzerinde sakinleştirici bir etkisi de var. Dolayısıyla uzmanlar günde sadece bir dakikalık bir gülmenin 45 dakikalık bir rahatlamaya eşdeğer olduğunu söylüyorlar.


Gülmek acı ve ağrıyı hafifletir


Son birkaç yıldır gülmenin faydaları medikal anlamda da tartışılıyor. Tartışılan konu ise gülmenin tedavi edici bir yönü olması. Güldüğümüzde salınan hormonlar bizi maksimum derecede dinamik kılar ve acı, ağrı gibi hisleri azaltır. Acı eşiği esnasında da gülme eylemi çoğalmaktadır. Bazı araştırmacılar bu durumun imüniter sistemle alakalı olduğunu söylüyorlar. Yani güldüğümüz zaman, tükürük salgılarımızdaki antikorlar çoğalır ve böylece biz de nezle gibi enfeksiyonlardan daha az zarar görürüz. Hatta son zamanlarda yapılan birçok çalışma gülmenin kalp hastalıkları riskini bile azalttığını gösteriyor. Hatta günde 10 dakikalık bir gülmenin sağlık için en iyi ilaç olduğu ilk çağlara bile dayanıyor.


Gülmenin sosyal faydaları


Gülmek sosyal ilişkiler aşısından da oldukça faydalı. Bir iş arkadaşınızla ofiste kahkahalara boğulmanız veya sokakta hiç tanımadığınız birine ufacık gülümsemenin size hiçbir zararı olmaz. Aksine faydası olur. Psikologlar insanın kimi zaman kendisiyle dalga geçip gülmesinin bile iyi geldiğini söylüyorlar. Çünkü bunu başarmak, her zaman mükemmel olunmaması gerektiğini bir insana en iyi hatırlatan yagena şeydir. İnsanın kimi zaman kendi hatalarıyla bile dalga geçebiliyor olması (tabii bir yandan da dersini alarak), herşeyi ciddiye alıp melankoli yaşamaması kişisel gelişim açısından tahmin edebileceğinizden çok daha önemli. Aynı zamanda tabii ki her zaman söylediği gibi, içten bir gülümseme, gülümseyen bir dudak pozitif bir imaj oluşturmanızı, ilişkilerinizin daha samimi ve daha güven verici olmasını sağlar.

Son zamanlarda artık şu kapları bir kenara bırakalım da dünyayı kurtarmak için başka neler yapabiliriz onlardan bahsedelim diyorduk...ama dün aldığımız bir e-posta bu yazıyı yazma ihtiyacı doğurdu.

Bir ay önce bize ulaşıp miyomları nedeniyle aşırı kanamalar yaşadığını ve kabın hayatını kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağını denemek istediğini söyleyen bir dostumuzdan aldığımız haber bizi çok şaşırttı.

"Kabı kullanmak, aşırı kanamamın ne kadar aşırı olduğunu ölçmemi sağladı. Her regl döneminde 700-750 ml kan kaybettiğimi görüp bedenimdeki toplam kanın da 4000 ml kadar olduğunu öğrenince, sekiz yıl önce önerildiği gibi ameliyat olmaya karar verdim."

Kap emici olmadığı için kanamanızın tam olarak ne kadar olduğunu ölçmeniz mümkün oluyor. Kabın bu derece tıbbi bir işlev göreceğini hiç düşünmemiştik. Bu arada deneyimlerimizi paylaşmanın, böyle bir blogda toplanmanın da önemini bir kez daha anladık. Her ne kadar kendi kullandığımız bir ürün de olsa kendi başımıza ancak kısmen anlatabiliyoruz demek ki.

Dostumuza acil şifalar dileriz. Umarız hayatına daha sağlıklı devam etmene vesile olmuşuzdur.


Blogu yaklaşık 3 ay önce açtığımızda aklımızda şekillenmiş ve şekillenmemiş birçok şey vardı. Herşeyi tasarlayıp öyle mi başlasak, yoksa en somut ucundan tutup çeksek mi diye bayağı düşündük. Ama blogu tasarlamaya başlayınca içimize düşen ateş harlandı ve bir an önce yayına geçme dürtüsüne karşı gelmedik. Nasıl olsa yanımızda bir sürü dünyayı kurtaran kadın vardı, elbet hep birlikte güzel birşeye doğru ilerleyecektik. Ve umduğumuz gibi oldu. Bir çok sevgili kadından birçok güzel öneri aldık. Bizi ilk günden sessiz sedasız takip eden bir kadının dürtmesi sayesinde de bu yılın ilk yazısında bu "oluşumu" biraz daha tarif etmek gerektiğini farkettik.

Öncelikle amacımız sadece menstruasyonu ele almak ya da menstruasyon ürünleri satmak değil. Şimdilik böyle görünebileceğinin farkındayız ama herşeyin zamanı geldiğinde yerine oturacağını düşünüyoruz. Ve siteye girince hayatında ilk defa menstruasyon kabı diye birşey duyanların yaşadığı şok da hoşumuza gitmiyor değil :) Dünyayı kurtaran kadınların elini atacağı bir çok önemli konu var ama yine de menstruasyonun kadınların evrenle ilişkileri için bir kilit noktası olduğuna inanıyor, o yüzden dünyayı kurtarmak için iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. Çünkü alternatif menstrüasyon ürünlerini keşfetmek bizim için bir aydınlanma oldu, bir ürünle insanın hayatı değişmez ama kendi kaplarımızı sipariş etmeye karar verdiğimiz andan beri vücudumuza ve evrenle ilişkimize bakış açımız değişti. Bu ürün ve bu bakış açısı şu ana kadar bize sunulmamış bir seçenekti ve biz başkalarına sunmazsak içimiz rahat etmeyecekti.Deneyimlerimizi burada okuyabilir kendi menstrüasyon bilgileriniz, deneyimlerinizi, hikayelerinizi anlatabilirsiniz.

Kısacası Blog içeriği henüz istediğimiz gibi diyemeyiz. Amacımız menstrüasyon dahil kadınlar ve dünyayı nasıl kurtarabildikleri hakkında herşeyin burada bulunması. Şimdilik sayfanın sağ tarafındaki dünyayı kurtaran kadınlar linklerini takip ederek doğum, eğitim, ekonomi, sağlık, tarım, yemek, ekoloji, kadın hakları vs üzerine, sistemin bize sunmadığı alternatifler hakkında bir çok dünyayı kurtaran kadının fikirlerine ve deneyimlerine ulaşabilirsiniz. Biz çoğu zaman yazmak istediğimiz birşeyin bu linklerden birinde zaten yazılmış olduğunu buluyoruz. Ama söylenecek şeyler bitmez ve ne kadar çok söylenirse o kadar çok gerçek olur, tabii ki biz de bunları yazacağız. İçeriğin genişletilmesi ile ilgili birkaç dünyayı kurtaran kadınla görüşme halindeyiz, sizin de önerilerinizi bekleriz. Menstrüasyon ürünlerine gelince; şu an dağıtımını üstlendiğimizi menstrüasyon kapları alternatiflerimizden sadece biri, bazı kadınlara uygun bazılarına değil, size uygun ürün ve yöntemler konusunda bir e-posta kadar yakınız...

Mektubumuzu burada bitirirken, bu yeni başlayan yılın ne kadar önemli olduğunu hatırlatmak isteriz. İster bilimsel ister mistik yönden bakın, dünyamızın ve insanlığın imtihan halinde olduğu açık. Birşeyler yapacaksak şu an tam zamanı. Umarız bu sene hepimiz memnun olmadığımız birşeyleri değiştirmeyi, sevdiğimiz birşeylere ve öncelikle kendi kendimize daha sıkı tutunmayı başarırız.





Dünyanın herhangi bir yerinde insanların kilo verme çabalarını öğrenerek bunları uygulamalısınız. Çünkü, dünyada insanların uyguladığı farklı kilo verme sırları bulunuyor.

İşte Readers Digest dergisi, bu sırları biraraya getirdi:

1. Doymadan önce yemeyi bırakın: Yüzde 80 doyana kadar yemek yiyin. Geleneksel bir diyet uygulayan Japonya'nın Okinawa adasında yaşayanların vücut kütle indeksleri ortalama 21,5tur. Karnınız pantolonunuzun düğmelerinizi gerene kadar yemek yiyebilirsiniz. Diyete göre, tokluğun ilk acısını hissettiğinizde, vücudunuz beyninizin tok olduğunun farkına varması için şans veriyor.

2. Sağlıklı yağlar kullanın: Akdeniz diyetinin temeli olan zeytin yağı ile Okinawa diyetinin içeriği kanola yağı gibi sağlıklı yağlar, sebzeleri daha lezzetli yapıyor. Böylece, daha fazla sebze tüketiyorsunuz.

3. Yemek yerken sadece yemeğe odaklanın: Örneğin, Amerikalılar televizyon karşısında ya da arabada giderken yemek yiyor. Japonya'da ise yürürken yemek yemek görgüsüzlük olarak görülüyor. Burada, arabada asla kahve yudumlayamazsınız. Fransa'da arabalarda içecek tutucusu bulunmuyor, çünkü araç kullanırken kahve içilmiyor. Televizyonla, trafikle ya da işinizle ilgilenirken farkında olmadan aşırı yemek yersiniz. Bu nedende yemek yerken sadece yemeğe odaklanın ve lezzetlerin zevkini çıkarın.

4. Hareket edin: Asya ülkelerinde, Fransa ve Akdeniz insanları, daha fazla hareket ettiklerinden dolayı daha zayıftır. Onlar zamanlarını jimnastik için harcamıyor, sadece çok fazla yürüyorlar.

5. Düzenli yemek yiyin: Fransız kadını, günde 3 kez yemek yediği için şişmanlamıyor. Bir öğünü atladığınızda kalori yaktığınızı düşünebilirsiniz, ancak daha fazla acıkacağınız için bir sonraki öğünde daha fazla yemek yersiniz. Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Kahvaltı yapanlar, yapmayanlara göre daha zayıf oluyorlar.

6. Akşam yemeğini ailenizle beraber yiyin: Aile ile ya da arkadaşlarla yemek, yemeği daha eğlenceli hale getirir, fazla yemek yemenizi kısıtlar. Kalabalıkta yemek yerken daha yavaş yersiniz, bir kişi doyunca onun doyması diğerlerini de etkiler.

7. Sadece acıktığınız zaman yemek yiyin: Bazı insanlar, acıkmanın yanında can sıkıntısı, yalnızlık, stres ya da korku gibi çeşitli nedenlerle yemek yerler. Bunun yerine sıkıldığınız zaman kendinize oyalanmak için bir hobi bulun. Stresden kurtulmak için yemek yiyorsanız, stresi azaltmak için spor yapabilirsiniz.

MKRdezign

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget